Infantino açıklamasında, kararla ilgili tartışmaları ve yorumları gördüğünü belirterek, “FIFA’nın yargı organları bağımsızdır. Özerk olarak çalışırlar. FIFA Disiplin Talimatı’nı uygularlar ve davaları yürürlükteki yönetmeliklere ve önlerindeki somut gerçeklere göre karara bağlarlar. Onların bağımsızlığı, futbolun güvenirliği ve dürüstlüğü için esastır ve buna her zaman saygı duyulmalıdır.” ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı Donald Trump ile telefonda görüştüğünü doğrulayan Infantino, şunları kaydetti:
“Evet, ABD Başkanı ile FIFA Dünya Kupası ile ilgili konuları düzenli olarak görüşüyorum ve bu konuda Başkan Trump’tan bir telefon aldım; tıpkı dünyanın dört bir yanındaki devlet başkanlarından, hükümet yetkililerinden, futbol paydaşlarından ve iş dünyası yöneticilerinden birçok farklı konuda telefonlar aldığım gibi. Görüşmemiz sırasında, FIFA’nın bağımsız yargı organlarını içeren ve devam eden bir hukuki süreç olduğunu ve davanın zamanı geldiğinde yetkili kurullar tarafından karara bağlanacağını açıkladım. FIFA’nın sistemi bu şekilde işler ve bu benim her zaman savunacağım bir ilkedir.”
FIFA, Belçika’nın itirazını reddetti
FIFA, Belçika’nın ABD’li futbolcu Folarin Balogun’un cezasının ertelenmesi kararına yaptığı itirazı reddetti.
FIFA’dan yapılan açıklamada, “Belçika Futbol Federasyonunun yargılama sürecine taraf olmaması ve bu nedenle karara itiraz etme hakkının bulunmaması” gerekçesiyle kurulun bu kararı aldığı belirtildi.
Balogun cezası nasıl krize dönüştü
ABD’li forvet oyuncusu Folarin Balogun, 1 Temmuz’da ülkesinin Bosna-Hersek ile oynadığı son 32 tur mücadelesinde Tarik Muharemovic’e yaptığı faul nedeniyle doğrudan kırmızı kart görmüştü.
FIFA Disiplin Kurulu, 25 yaşındaki futbolcunun cezasını 1 yıl süreyle ertelemiş, Trump da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Doğru olanı yaptığı ve büyük bir adaletsizliği geri çevirdiği için FIFA’ya teşekkür ederim.” ifadesini kullanmıştı.
ABD’nin son 16 turunda karşılaşacağı Belçika’nın futbol federasyonu, Balogun’un cezasının ertelenmesi karşısında “şaşkınlık içinde” olduklarını ve kararın FIFA disiplin talimatının 66.4 maddesiyle çeliştiğini açıklamıştı.
Federasyon, devam eden ve gelecekteki turnuvalara katılan tüm takımların meşru haklarını korumak ve adil oyunun temel ilkelerini savunmak adına tüm seçeneklerin araştırıldığını bildirmişti.
Bosna Hersek’i 2-0 yenen ABD, son 16 turunda 7 Temmuz Salı günü, TSİ 03.00’te Belçika ile karşılaşacak.
Trump, FIFA’dan ABD’li futbolcu Balogun’un kırmızı kartı için sadece “inceleme talep ettiğini” belirtti
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da düzenlenen toplantıda, basın mensuplarının 2026 FIFA Dünya Kupası’yla ilgili sorularını yanıtladı.
ABD Mili Takımı forvet oyuncusu Balogun’un ABD-Bosna-Hersek maçı esnasında gördüğü kırmızı kartla ilgili FIFA Başkanı Gianni Infantino ile görüştüğünü doğrulayan Trump, “İnceleme talep ettim çünkü bunun faul olmadığını düşündüm. Bu, birinin birine yumruk atıp yüzüne vurması gibi bir şey değildi.” ifadelerini kullandı.
Trump, Balogun’un kırmızı kart gördüğü pozisyonun, koşan iki oyuncunun “tesadüfen birbirine çarpması” olduğunu belirterek, “Spordan gerçekten çok iyi anlarım. O pozisyon faul değildi, kural ihlali bile sayılmazdı.” dedi.
Kırmızı kart gören oyuncunun bir sonraki maçta forma giyemeyeceğini de o an öğrendiğini belirten Trump, bunun “çok büyük bir haksızlık” olduğunu ifade etti.
ABD Başkanı, “Ben sadece hissettiklerimi dile getirdim; ona ne yapması gerektiğini söylemedim, söyleyemem de. Zaten kararı onun verdiğine de inanmıyorum; kararı bir kurul verdi ve bence doğru kararı verdiler.” diye ekledi.
“Dünya Kupası’nda 5 Temmuz’un aslında 1 Nisan olduğunu bilmiyordum”
FIFA’nın kararını eleştiren Belçika Teknik Direktörü Rudi Garcia, “FIFA’da 5 Temmuz’un 1 Nisan’a eşit olduğunu bilmiyordum. Bu bir 1 Nisan şakası. Federasyonun açıklamasına bakmanın gerekli olduğunu düşünüyorum. Hissettiklerimin büyük bir kısmı orada var. Biz milli takımı veya federasyonu savunmuyoruz; biz futbolu, onun etiğini ve tarihini savunuyoruz.” diye konuştu.
Garcia, Dünya Kupası tarihinde ilk kez böyle bir karar alındığını belirterek, “Her halükarda ben teknik direktörüm, bu yüzden kendi takımıma ve maça odaklanacağım. ABD’nin ilk 11’ini kimlerin oluşturduğu önemli değil. Benim için önemli olan saha, takımım, kazanmak ve çeyrek finale yükselmek.” ifadesini kullandı.